cinselsohbetler, cinseL oyunLar , cinsel sohbet, gay sohbet, lez sohbet, Gabile, Gabile chat , Gabile sohbet , eşcinsel sohbet , maynet , CinseL Bilgiler

04 Mart 2010

Cinsel Birleşme Sırasında Bedende Neler Olur ?

Kategori: Genel — Etiketler:, , , , — admin @ 14:45

Erkek cinsel olarak uyarılınca penisi dikleşir. Penise kan akışı artarken ka­nın penisten çıkışı önlenir. Dolayı­sıyla, iki kavernöz cisimcikteki ve sungersi cisimcikteki sungersi doku­lar kanla dolar, gerginleşir ve sertle­şir. Sertleşmenin sürmesi için peni­sin tabanındaki küçük kaslar da rit­mik bir biçimde kasılır.

Uyarma arttıkça cinsel heyecan artar ve erkek orgazmın yaklaştığını fark eder. Artık bir-iki saniyede boşalmanın gerçekleşeceği, “boşalma­nın kaçınılmazlığı” evresine girilir. Testislerdeki ve sperma kanalındaki kaslar kasılarak meniyi üretradan dı­şarıya pompalamaya hazır konuma geçer. Üretradan idrar çıkışı durdu­rulur. Prostat bezinden ve seminal keseciklerden çıkan sıvı sperme ka­rışarak meniyi oluşturur ve meni üretranın üst bölümünde toplanır. Orgazm geldiğinde kasların kasıl­masıyla meni üretradan itilerek pe­nisten dışarı fışkırır.

Orgazmdan sonra, erkeğin cinsel uyarıya yanıt vermediği bir evre var­dır. Yanıtsızlık dönemi adı verilen ve süresi kişiden kişiye çok farklı olabi­len bu dönem birkaç dakikayla bir­kaç saat arasında değişebilir. Penis sertliğini yitirir, beden gevşer ve sık­lıkla güçlü bir uyuma isteği oluşur.

Kadında cinsel uyarılma klitorisin ve vulvanın şişmesine ve kayganlaşmasına yol açar. Bu yolla vajina ağzı penisin girişini kolaylaştırır ve kadı­nın alacağı hazzı artırır. Rahim de büyüyüp yükselerek rahim boynunu penisin yolundan uzaklaştırır. Vaji-nanın üst bölümü balonlaşır. Or­gazm sırasında vajina ve rahim kas­ları ritmik olarak kasılır. Bazı kadın­larda üretradan az miktarda, idrar ol­mayan bir sıvı da atılır. Bunun erke­ğin boşalmasının kadındaki eşdeğe­ri olduğu düşünülüyor. Kadınlarda mutlaka biryanıtsızlık dönemi olma­sı gerekmez ve bazı kadınlar birbiri ardına birkaç kez orgazm olabilir.

Cinsel Oyunlar cinsellik birleşme çeşitleri

Kategori: Genel — Etiketler:, , , — admin @ 14:43

Cinsel isteğin uyanması, ya da cinsel coşku, erkek ve kadın vücutlarının cinsel birleşmeye elverişli hale gelmesini sağlar. Bu, bütün vücutta oldukça karmaşık değişimlerin olması demektir.

Erkekte cinsel isteğin uyandığını gösteren en belirgin dönüşüm, penisin sertleşmesi ve dikleşmesi, kadındaysa dölyolu ağzının ve çeperinin nemlenmesidir. Aynı zamanda kadının dış üreme organları (dış ve iç dudaklar) şişer ve klitorisi de iç dudakların arasından görünür hale gelir.
Bu fızyolojik dönüşümlerin kaynağı beyindir. Açlık, susuzluk ve uyku isteği gibi cinsel istek de beyinden kaynaklanır. Cinsel arzu, beynin duyguları kontrol eden bölgesindeki bir merkezin uyarılmasıyla ortaya çıkar. Beyindeki cinsellik merkezleri çocuklukta görece hareketsizdir, ama ergenlikte hormonların ve özellikle androjen düzeyinin yükselmesi beynin bu merkezlerini harekete geçirir ve böylece bir yetişkinin cinsel istek duyması mümkün olur.
Beyindeki seks merkezlerini harekete geçiren uyarıcılar fiziksel de olabilir psikolojik de. İnsan hastaysa, sıkıntılı ya da kaygılıysa, aşırı alkol veya uyuşturucu madde tüketiminden ötürü bir çöküntü içindeyse ya da reddedilmiş ve incitilmişse, cinsel istek duyması da beklenemez. Buna karşılık, insanın sağlığı yerindeyse, keyifli ve huzurluysa, cinsel konularda herhangi bir olumsuz ön yargısı yoksa ve özellikle birine aşıksa, kendini “seksi” hissetme olasılığı da o kadar yüksek olacaktır. Cinsel isteği uyandıran etkenlerin başında, cinsel organların ve erojen bölgelerin uyarılması gelir. Ama her iki cins de doğrudan bir fiziksel temas olmaksızın da uyarılabilirler. Cinsel istek ve heyecan çok zaman erotik hayal ve düşüncelerin ürünüdür. Karşı cinsin yer aldığı bir erotik görüntü, bir resim, bir film de cinsel isteği uyandırır.
Erkekler kadar kadınlar da cinsel istek duyarlar. Ama toplumsal koşutlanmalardan ötürü, istek duyma ve heyecanlanma biçimleri farklıdır. Genç erkeklerin cinsel dürtüleri, genç kızlarınkinden daha güçlü gibi görünür. Ama yaşlanmayla birlikte bu durum değişir. Orta yaşa doğru, gençliklerinden itibaren doyurucu bir cinsel deney yaşamış kadınların cinsel istekleri erkeklerinkine eşitlenir, hatta kimi zaman erkekleri aşar. Bununla birlikte kadınlarla erkekler arasında daha kalıcı bazı cinsel duyarlılık farkları da vardır. Erkeklerde cinsel hayalgücü daha işlektir: günün değişik zamanlarında, yürürken, çalışırken, okurken de erotik hayallere dalabilirler.

Bu, olgun yaşlarda kadınlarda da görülmekle birlikte erkeklerde olduğu kadar sık değildir. Kadının heyecanlanması için çoğu zaman eşinin orada bulunması, hatta okşama,
sarılma gibi ön oyunların başlamış olması gerekir.
Kişinin eşiyle olan ilişkisinin cinsel isteğe yansıması açısından da erkeklerle kadınlar arasında fark vardır. Kadın da erkek de genellikle bir yabancı yerine,aşık oldukları ya da sevdikleri biriyle sevişmeyi tercih ederler. Ama ortalama erkeğin, tanımadığı bir eşten de zevk alma olasılığı kadınlara göre daha yüksektir: kadınlar için asıl uyarıcı çoğu zaman sevginin kendisidir. Çoğu kadın, sevişme ve cinsel birleşmeye, sevilen ve güvenilen bir eşle yaşanmış güzel bir günün sonucu olarak, tamamlanması olarak bakar.

22 Şubat 2010

Cinsel uyumsuzluk erken boşalmaya neden oluyor

Erken boşalan kişi, cinsellikte yetersiz ve cinsel sorunlara sahipmiş gibi görünsede, aslında bu konunun derinlerine indiğimizde, cinsel uyumsuzluk çıkıyor nedeni…

Cinsel ilişkide en önemli şey uyumdur. Bu yüzden de gerçek anlamda ortada bir erken boşalma sorunu olmayıp erkeğin kadının orgazmından önce veya ona ruhen yetecek kadar beraber olamadan boşalması bir cinsel uyumsuzluk ortaya çıkaracaktır.

O halde erken boşalma diye adlandırılan sıkıntı bir cinsel yetersizlik değil, sadece çözülmesi gereken bir sorundur ve çözümü de basittir. Bir partneriniz sizinle kurduğu ilişkide siz boşalmadan orgazma ulaşabilir, diğeri ise daha geç orgazm oluyordur ve siz ondan önce boşalabilirsiniz. Yapılan çalışmalar ve istatistikler ortalama alınarak çıkarılan sonuçlar genel değerler olarak kabul edilebilinir.

Buna göre; – Penis vajinaya girmeden önce boşalma olursa ileri derecede erken boşalma – Penis vajinada iken 1 dakika veya daha altı zamanda boşalma orta derece erken boşalma – Penis vajinada iken 1 ila beş dakika arası boşalma erken boşalma olarak kabul ediliyor. – Doktorlar, normal ilişki süresini penis vajinada iken 5 dakika ve üstü olarak kabul ediyor.

Erken boşalmanın nedenleri

Yapılan çalışmalar sonucu en yaygın olarak rastlanılan konu, gençlik çağlarında yapılan mastürbasyonlar olarak öne çıkıyor. Büyüklerine yakalanma korkusu ve aşırı heyecan ile yapılan bu mastürbasyonlar da en önemli şey, bir an önce boşalıp o hazzı yakalamak ve yakalanmamaktır. Gençlik yıllarında, sık sık, birden fazla orgazm olup sertleşme sağlanıldığından boşalmanın geciktirilmesi akla bile gelmez ve amaç sadece en erken şekilde boşalıp rahatlamaktır.

Partnere aşırı ilgi, bağlılık ve sevgi heyecanı arttırıp erken boşalmaya neden olabilir. Uzun süren cinsel perhizler sonrası kurulan ilişkilerde de erken boşalma görülebilir. Oysa erken boşalma, cinsel sıkıntılar içinde doktor yardımıyla en kolay çözüme ulaştırılan sorun olarak gösteriliyor.

Erken boşalma nasıl kontrol edilir? Boşalmayı kontrol etmek tıpkı bisiklete binmek gibidir, öğrenene kadar sıkıntı çekebilirsiniz ama bir kez öğrendiniz mi bir daha unutmazsınız. Çok uzun ara verip tekrar bindiğiniz zaman başlangıçta belki kısa bir süre yalpalar ama tekrar eski halinize dönersiniz.

Boşalma bir ateşleme mekanizması olup, başladığı zaman hiç kimse hiçbir yolla onu bastıramaz, geciktiremez, denetim altında tutamaz. Yapmamız gereken şey, ateşlenme noktasına gelmeden sistemi yavaşlatmak, durdurmak veya kontrol altına almaktır.

Erkeğin erken boşalmasını engellemek için çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Genelde kişiler önce bunları kendileri denetlemekte başarılı olamayınca hayal kırıklığına uğramakta, panik olmaktadırlar. Bu sorunun çözümü bir uzmandan destek almaktır. Hatta bu hayal kırıklıkları giderek bir sertleşme sorunu halini de almaktadır.

Sistemli bir uygulama, eşler arası ve doktorunuz veya seks terapistiniz ile uyumlu çalışma gereklidir ve eğer düzenli uygulanırsa çok kısa sürede bu sorun ortadan kalmaktadır.

Bu konuda profesyonel destek almak, bir seks terapi merkezine baş vurarak bu sorunu daha kısa sürede çözmek de mümkün.

08 Şubat 2010

Yatak Odası Fısıldaşmaları Yatakta Konuşma Yatakta Sözler CinseL Sohbet

Yatak odasında ışıklar söndüğü zaman fısıldaşmalar başlar… Yatak odası fısıltıları kadınlar ve erkekler için farklı öneme sahiptir. Kadınlar bambaşka konularda konuşmayı severken, erkeklerin yatak fısıldaşmaları bambaşkadır. Araştırmalar erkeklerin %56’sının ışık söndüğünde rüyalarının kadınına ne kadar güzel olduğunu söylediklerini ve bu sayede kendi içlerinde ve partnerlerinin içlerindeki ateşi alevlendirdiklerini ortaya çıkarıyor. Ancak erkeklerin neredeyse tamamı, aşk oyunu sonrasında eşlerine “Nasıldım?” diye soruyor. Kadınların %55′i ise seks sonrası kesinlikle bu soruyu duymak istemiyor. Ancak genel olarak “yatak” sadece yatılan ve seks yapılan bir yer olmaktan çok, romantizmin yaşandığı, çok özel ve genel konuların konuşulduğu sevgi dolu bir yer. Ayrıca insanların %63′ü yatakta yorgan yastık arasında eşlerine ayakkbılarının sıktığını ve nasıl acı verdiğini de anlatıyor.

Yastıklı fikir alışverişi: bir romantik, bir güncel…

Başbaşa olunan bu hoş yatakta gecenin güzelliğinin tadını çıkarmak ayrı bir duygudur. Yatak odasının kapısının kapanmasıyla başbaşa kalınır ve nihayet daha açık ve yoğun konuşmalar için vakit vardır. Konu ne olursa olsun önemli değil, önemli olan birlikte olmak ve yatakta olmak. O duygusallığı ve beraberliği yaşamak. Yapılan araştırmalara göre çiftlerin sadece % 4′ü yatakta konuşmaktan hoşlanmıyor. Ancak yatakta konusu geçen sohbetlerin en başında “kişisel problemler” (% 63) gelirken onu “aile sorunları” (% 62) takip ediyor. Ardından haftasonu ne yapılacak konusu da (%55) çok konuşulan konular arasında. Gelecek için planlar ve hayaller ise % 54 oranında gündeme geliyor.

Baştan çıkarma sanatı

Kim yatakta partnerinden duyduğu tatlı sözlerle baştan çıkarılmak istemez? Erkeklerin % 56’sı eski bir stratejiyi uygulayarak eşlerini komplimanlar yaparak baştan çıkarmaya çalışıyor. Ancak kadınların sadece %28′i erkeklerine onu ne kadar çekici bulduklarını söyleyip çiftler yatak arkadaşı baştan çıkarma çıkarılma teşebbüslerinde bulunuyorlar.

Çiftlerin sadece %31′i aslında yatakta birlikte en çok neler yapmak istediklerini açıklayabilirken, % 4′ü en gizli isteklerini bile söylemekten olabildiğince çekiniyor.

Özellikle yatakta söylenen herşey iyi düşünülmeli. Çünkü “hayatında başka birisi mi var?” türü sorular aşk oyununu bozan önemli faktörlerden birisi. Çiftlerin % 54′ü bu soru karşısında seksten uzaklaşıyor.

Dedikodu, para, alışveriş

Uyumadan önceki o sessiz dakikalar bazen de gündelik muhabbetler için değerlendirilir. Çiftlerin % 52’si “günün nasıl geçti?” diye sorarken, % 49′u mesleki kariyerleri hakkında konuşuyor. %35′i ise iş arkadaşları, komşular veya akrabalar hakkında dedikodu yapıyor. Çiftlerin üçte biri yatakta konuşulacak konuların başında parayı uygun buluyor. Finansal sıkıntılar, alışveriş sorunları gibi konuları yatakta konuşuyorlar. Ancak gergin konularla yataktaki partnerini sinirlendiren birisi, o kendisini geri çektiğinde de kesinlikle şaşırmamalı. Böyle durumlarda çiftlerin % 51′i, artık uykusu geldiğini ve uyumak istediğini söyleyerek yatağın öbür ucuna doğru döner.

Tatlı sözler; canım, aşkım…

Kim şefkatli bir ilişki sırasında eşine tatlı sözlerle hitap ederse, ona onun için ne kadar değerli olduğunu gösterir. Çiftlerin %26’sı yatakta seks sex sırasında veya öncesinde eşlerine “tatlım, canım, aşkım” diye hitap ediyor. % 43′ü ise daha da geliştirerek “arım, balım, kumrum” gibi hitaplar buluyor. Çiftlerin sadece % 21′i eşlerine kendi isimleriyle hitap etmeyi tercih ediyor…

Peki ya siz? Sizde yatakta fısıldaşmayı sevenlerden misiniz? O zaman bunun tadını en iyi şekilde çıkarın …

Tahrik Etmenin Şehvet lendirmenin Azdırmanın Yolları

Şehvet… Cinsel aktivite… Ateş… Bunlar sizin anahtar sözcükleriniz mi? Son dönemde yaşadığınız bazı sorunlar, yatak odasında kötü tecrübelere neden olabilir. Bunları fazla büyütmeyin ve panik yapmayın. Zaten kadınlar arasında her zaman, her fırsatta, her yerde seks yapmak isteyenler azınlıktadır. Çoğu kadın için cinsel arzuların yükselip alçalması normal bir durumdur. “Cinsel arzularınız hormon seviyenizden etkilenen bir dalga gibidir, aydan aya hatta günden güne değişir. Tabii ki haftada 7 gün, her an seks yapan bir seks bağımlısı olamayız” diyor. “Hayatınızın Bütününde Nasıl İyi Seks Yaparsınız?” adlı kitabın yazan Val Sampson.Kendinizi hazır hissetmediğiniz zamanlarda seks yapmaktan kaçınmalısınız, böylece hayal kırıklığına uğramanız da söz konusu olmayacaktır. Bu dönemlerden kurtulmanız için tavsiyelerimize kulak verin. Kendinizi yenileyin ve arzunun sınırlannı zorlamaya hazırlanın.

Düşüncelerinizi sekse odaklayın

İnsanlar seks için zamanlarının olmadığını söylediklerinde, bunun nedeni işyerlerindeki stres ya da tutkularına öncelik tanımamaları olabilir. Stres, arzularınızı dizginleyen en büyük faktörlerden biridir. Sampson, kadınların cinsel anlamda karşılık verebilmeleri için bedensel ve ruhsal olarak kendilerini iyi hissetmeleri gerektiğini söylüyor.

Çözüm:

Cinsel mutluluğu yakalamanın düşünsel bir boyuttan geçtiğini düşünüyorsanız, bedeninizi seks için hazırlayın ve gerçekten seks yapmayı istediğiniz zamanlan keşfedin. “Seks Yaşamınıza Yeniden Enerji Katın” adlı kitabın yazan Elisabeth Wilson, “Eskiden cinsellik uzmanları seks için partnerin arzu edilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorlardı. Oysaki son dönemlerde yapılan araştırmaların sonuçlarına göre seks için sadece arzulamak yeterli bir neden değil. Kafanızda seks olmasa bile, partnerinizin sizi öpmesi, size dokunması bedeninizi harekete geçiriyor ve kafanızda seks düşüncesinin oluşmasına yardımcı oluyor. Bedeniniz bu hareketlere tepki gösteriyor. Partnerinizin size birkaç dakika arzu arttıran hareketlerle karşılık vermesi, seks yaşamınızın canlanması için ilk adım olabilir” diyor Wilson.

Yatak odanızda size işyerinizdeki sorunları hatırlatabiletecek her şeyden kendinizi uzak tutun ve duygusal olarak kendinizi iyi hissettiğiniz cinsel birleşmeler yaşamaya başlayın. Bedenimizle beynimiz arasındaki dengeyi kurmak çok önemlidir. Partnerinizle karşılıklı oturun ve ellerinizi birbirinizin karnına koyun. Birkaç dakika yavaşça nefes alın. Bir süre sonra partnerinizle aynı anda nefes alıp verdiğinizi göreceksiniz. Bu hareketler yalnızca sizi dinlendirmeyecektir, aynı zamanda partnerinize yakınlaştıracak ve cinsel isteğinizi de arttıracaktır. Partnerinize dokunarak ya da biraz sataşarak duygularınızı harekete geçirebilirsiniz. Kadınların teni erkeklerinkine göre 10 kat daha hassastır. Partnerinizin ilk olarak klitorisinize dokunmasını istememelisiniz. Sekse küçük hareketlerle başlamalısınız. İlk olarak bedeninizde küçük dalgalanmalar oluşmalı, bunları büyük dalgalanmalar takip etmeli. Kendinizi sekse hazır hissettiğinizde sizi strese sokacak pozisyonları denemekten kaçınmalısınız. Daha önce denediğiniz ve zevk aldığınız bir pozisyonu denemelisiniz.

Sadece yatak odasına bağlı kalmayın

Cinsel yaşamınızda bir farklılık olmadığını hissedebilirsiniz. Bu, uzun süre aynı şarkıyı dinlemek gibidir. Birine aşık olduğunuzda, onu her görüşünüzde beyniniz uyarılmanıza neden olan dopamin sıvısını üretir. Bir süre sonra aynı erkeği görmeye ya da aynı hareketlerle karşılaşmaya alıştığınız için beyin daha az dopamin üretmeye başlar. Bu nedenle daha az heyecanlanırsınız. Aşk hayatınıza yeniden eski heyecanını kazandırmalısınız ve sevgilinizin bedeninde kimyasal dalgalanmalar oluşturmalısınız.

Çözüm:

Kumsalda sevişmeye ihtiyacınız yok, arabanızda ya da kiralayacağınız üstü açık bir arabada da ateşli dakikalar yaşayabilirsiniz. Basit ve genel seks hareketleriyle başlayın. Sevgiliniz farklı şeyler hissedecektir. Yatak odanızda yaptığınız her hareketi tekrarlayın. Bütün detaylan düşünmeye çalışın. Detaylan düşünmeniz, beyninizin partnerinizi daha çok arzulamasını kolaylaştıracaktır. Sonra hiç beklemediği bir anda partnerinizin üzerine atlayın. 15 dakika gibi bir süre içinde, zevkin doruklarına çıkacaktır. Bunu denemenin riskli yanı, çevredekiler tarafından yakalanma ihtimalinizdir. Bu risk daha çok zevk almanızı sağlar. Mutfakta da değişik deneyimler yaşayabilirsiniz. Mutfak tezgahının üzerine eğilin ve partnerinizi altınıza alın. Bu açı G noktanızı mükemmel şekilde uyaracaktır.

Fonda hissetmeye çalışın

Hafta sonlarınızı bir koltuğun üzerinde tembellik ederek geçiriyorsanız, bu libidonuzu etkileyecektir. Birini arzu etmenin anahtarı öncelikle arzu edilen biri olmaktan geçer. Kendinizi mutlu hissetmiyorsanız, kendinize olan saygınızı da yitirirsiniz ve şehvetli dakikalar geçirmek için gereken enerjiyi bulamazsınız. Koltuğa bağımlı şekilde yaşamanız kan akışının vücudunuzda yavaşladığı anlamına gelir. Bu durumda yetersiz olan kan dolaşımınızı harekete geçirmelisiniz. Yeniden cinsel yaşamınızın canlanması için, step ya da yüzme gibi sporları deneyebilirsiniz. Bu sporlar kan dolaşımınızı hızlandıracak, dolayısıyla partnerinizi tekrar arzulamaya başlayacaksınız.

Çözüm:

Kelebek hareketiyle başlayın. Seks yapmadan önce, pelvis kaslarınızı iyice sıkın ve içinizden 10′a kadar sayın. Sonra kaslarınızı kelebekler gibi özgür bırakıp, rahatlayın. Germe ve rahatlama hareketlerini tekrarlayın. Yaptığınız hareketler kasıklarınızdaki ateşli noktalara daha çok kan pompalanmasını sağlar. Bu, kadınların ereksiyon olmasına eşdeğerde bir zevktir. Hala farklı şeyler hissetmiyor musunuz? İşte bilimsel bir ipucu: Vücut ısınızı yükseltmek de işe yarayabilir. Bunun için sıcak suyla duş almanız yeterli (sadece sıcak, kaynar suyla değil!) ya da sıcak su torbasını bacaklarınızın arasına yerleştirerek bir süre bekleyebilirsiniz. Partneriniz onu çok arzuladığınız için bu kadar ateşli olduğunuzu bile düşünebilir. Kan dolaşımınızı hızlandıracak şekilde bir pozisyon seçerseniz, partneriniz ve sizin için her şey daha zevkli hale gelebilir. Unutmayın, bedenlerinizin birbirine değmesi de vücut sıcaklığınızı arttıracaktır.

Alkolün arkasına saklanmayın

Sevgilinizle dışarı çıktığınızda içtiğiniz birkaç bardak bira fazla geliyor olabilir. Biranın etkisiyle kendinize çok fazla güveniyor ve çok ateşli bir kadın haline geliyor olabilirsiniz. Alkol bedeninizi uyuşturma özelliğine sahip olduğundan libidonuzu düşürecektir. Seks sırasında zevk almanızı sağlayan hassas noktalarınız uyuşmuş olduğundan daha az zevk alırsınız. Ama alkol kullanmaktan hoşlanıyorsanız, vücudunuzda meydana gelen tüm değişimleri bir avantaja çevirmeyi de öğrenmelisiniz. Bu biraz zamanınızı alsa da uğraşmaya değer.

Çözüm:

Çoğu kadının cinsel anlamda uyarılması için 20 dakika gibi bir süre geçmeli. Zevk alabilmeniz için ön sevişme süresini mümkün olduğunca uzun tutmalısınız. Partneriniz öns evişmeyi bitirecek gibi görünüyorsa, ona bundan gerçekten hoşlandığınızı ve biraz daha uzatması gerektiğini söylemelisiniz. Sevişme sırasında kendinizi rahat hissetmeniz çok önemli. Klitorisinizin uyarılması için en iyi pozisyonu seçin.

Alkol alırken neden içtiğiniz hakkında düşünün. Sevgilinizle özgürce sevişebilmek, daha cesur olmak ya da öfkenizi örtmek için içiyorsanız, alkolden vazgeçmelisiniz. Sevişirken utangaçlığınızı bir tarafa bırakamıyorsanız, sevgilinizi arkanıza alarak kaşık pozisyonunu deneyin.

Düşüncelerinizi okumasını beklemeyin

Kendinize şu soruyu sorun: Yatakta ne yapmaktan istiyorum? “Bilmiyorum” gibi şeyler mırıldanıyorsanız, partneriniz sizin ne istediğinizi nasıl bilebilir? Nelerden hoşlandığınız hakkında ipucu vermezseniz, partneriniz de ne yapacağını bilemez. Wilson, kadınların az zevk almalarının nedenini, sekste zevk aldıkları şeylerle ilgili düşüncelere sahip olmamalarına bağlıyor. Partnerinizi ne kadar çok hayal ederseniz, size zevk verecek hassas noktalarınız bundan o kadar çok etkilenecektir. Onun yanındayken yataktan hiç ayrılmak istemeyeceksiniz” diyor Wilson.

Çözüm:

İyi bir seks için sadece üç şeye ihtiyacınız var: el, dil ve “Bundan hoşlanıyor muyum?” sorusu.. Yalnız olduğunuzda en çok zevk aldığınız ve sizin için özel olan 10 şeyi belirleyin. Hangi bölgelerinize dokunulmasından hoşlandığınızı tespit edin. Partnerinizin sizi öpmesinden hoşlanıyorsanız, bunun hangi bölgelerinizde daha etkili olduğunu anlamaya çalışın. Sizi ıslak bir şekilde öpmesinden mi, yoksa hafifçe ısırarak öpmesinden mi hoşlanıyorsunuz, karar verin. Şimdi bedeninizi tanımanın tam zamanı, belki de çok şaşıracağınız sonuçlarla karşılaşacaksınız. İkiniz için de zevk çığlıkları atmak için bu iyi bir fırsat

Yaşlılıkta Sex Yaşlılık Cinselliğe Engel mi? İhtiyar Sex

Yaşlı ‘lık ile birlikte tutkunun yerini daha soft duygulara bırakıp, cinselliğin seks in yaşamdaki öneminin giderek azaldığı hatta ortadan kalktığı düşünülüyor. Oysa 40 yaşın üzerindeki İspanyol ve Belçikalılar günde en az bir kez seks yaptıklarını söylüyor.

Yaşın cinsellikteki etkisini ölçmek üzere yapılan bir araştırma, bu düşüncenin doğruluğuna gölge düşürdü. 28 ülkeden toplam 25 binden fazla kişi üzerinde yapılan araştırma, yaşları 40 ila 80 arasında değişen kişilerin cinsel yaşamlarını gün ışığına çıkardı. Araştırmaya katılan bu yaş grubundaki erkekler ‘in yüzde 80′i, kadınlar ‘ınsa yüzde 60′ı cinselliğin yaşamlarının vazgeçilmez bir parçası olduğu görüşünde. Bu bakış açısı özellikle Korelilerde çok yaygın. Araştırmaya katılan Korelilerin yüzde 90′ı, cinselliğin kendileri için aşırı önemli olduğunu söylüyor. Buna karşılık sekse en uzak toplumlar Hong Konglular ve Japonlar. Hong Kongluların yüzde 38′i seksin, yaşamlarına hiçbirşey katmadığı görüşünde.

Araştırma neticesinde görülen o ki, insanlar yaşlansa bile sandığımızın aksine cinsel yaşamları son bulmuyor? Peki ya Türkiye’de de sizce ilerleyen yaşa rağmen çiftlerin seks yaşamı devam ediyor mu?

Masturbasyon Nasıl Yapılır? Nedir? Ayıpmı? Günahmı

Masturbasyon, kişinin kendi kendini tatmin etmek, bedenini tanımak ve kendini mutlu etmek için kullandığı özel bir yoldur. Vücuduyla oynamak, vücuduna dokunmak ve bazı genital bölgeleri uyarmak çoğu insanın zevk aldığı bir şeydir.

Ancak ne var ki toplum, insanları bedenleriyle oynamanın yanlış hatta günah olduğuna dair bir bakış açısıyla yetiştirir. Kimimiz bu mesajlardan nefret ederken kimimiz de hayatımızın doğrularını bu inanışa göre kurgularız. Ancak yapılan araştırmalar masturbasyonun yanlış, günah ve utanılacak bir şey olduğuna dair bakış açısından en çok bluğ çağındaki gençlerin etkilendiğini göstermiştir. Bu sebeple vücutlarını keşfetmeye başlayan gençlerde masturbasyon sırasında ya da masturbasyon sona erdikten sonra huzursuzluk, utanç, iğrenme rahatsızlık, kendine acıma, yalnızlık ve pişmanlık duygusu yoğun olarak yaşanmaktadır.

Ergenliğini tamamladıktan sonra da kadının masturbasyon sonrası hissettiği bu duygular şiddeti artarak ya da azalarak devam etmektedir. Masturbasyondan psikolojik olarak değil yalnızca fiziksel zevk duyan kadınların sayısı bir hayli fazladır.

Masturbasyonun kadınlarda iğrençlik duygusu uyandırmasının altında toplumun kadına bakış açısındaki çarpıklığın etkisi çok fazladır. Hangi toplumda olursa olsun kadın öncelikle doğurganlığın simgesidir. Dolayısıyla üremenin dışında yaşanan bir cinsellik kadının sapıklığının bir göstergesi olarak kabul edilir.

Betty Dodson “Masturbasyonun Özgürleştirilmesi” adlı kitabında kendi kendini tatmin etmenin cinsel yaşamın başlıca öğelerinden biri olduğuna değinmiştir. Masturbasyonun cinselliğin kökü olduğunu ifade eden Dodson primatların çocukluktan beri masturbasyon yaptığını söylemiştir.

Bedenin ve cinselliğin keşfinin henüz çocukluk yıllarında başladığına bir çok anne-baba çocuğunun kendi vücuduna dokunduğunu görererek tanık olmuştur. Ancak o sıralarda vücuda dokunularak alınan zevkin masturbasyon olduğunu kişi ancak cinselliği öğrendikten sonra kavrayabilir. Ayrıca masturbasyonun nasıl yapıldığı, ne olduğu ve ne olmadığı da kişinin kendi kendine keşfettiği bir şeydir. Ailelerin büyük çoğunluğu cinsellik konusunda çocuklarıyla konuşmamayı tercih etmektedir. Hatta kimi gençler annelerinin kendilerini masturbasyon yaptığı sırada yakalayınca, cinsel organına iğne yaptıracağı gibi cezalarla korkuttuğundan bahsetmiştir.

Gerek erkek gerekse kadın için bedeni tanımanın en önemli yolu olan masturbasyon tabu olma özelliğini hâlâ koruyor. Ancak baskılara, yasaklara rağmen cinsel yaşamın ve cinsel birlikteliklerin sağlıklı ve mutlu yaşanması, bedensel ihtiyaçların karşılanması, bedenin keşfedilmesi için masturbasyonun sapıklık ve utanılacak bir şey olmadığı yavaş yavaş anlaşılmaya başlanıyor. kadınlarda mastürbasyon kızlarda mastürbasyon nasıl yapılır veya teknikleri diye sorular takılır kafalarında , ancak mastürbasyon yapmak beyin olarak kendi iç güdüsel hareketine gore yapan oldugu anlasılır.

Hemen hemen herkes masturbasyonun, kişinin kendi kendini tatmin etmek, bedenini tanımak ve kendini mutlu etmek için kullandığı özel bir yol olduğu konusunda hemfikirdir.

1) Masturbasyon bedeni tanıma ve bedenin isteklerini öğrenme yoludur

2) Cinsel bilgi edinmek için önemli bir yoldur.

3) Masturbasyon başkalarıyla daha iyi cinsel ilişkiler kurmaya yardımı olur.

4) Masturbasyon kişinin özgür olduğunu hissetmesini ve kendine güvenmesini sağlar.

5) Masturbasyon sevişmek gibi farklı bir cinsel deneyimdir ve ayrı bir zevki vardır.

07 Şubat 2010

Klitoris cinsel zevkin anahtarı mı?

Kadının orgazma ulaşmasında merkezi bir öneme sahip oaln klitoris, cinsel zevk için anahtar rolünü mü oynuyor? Kadının cinsel orgazmı için ne yapması gerekir?

Klitoris kelimesinin kökenini yunanca’da “küçük tepe” anlamına gelen kleitoris kelimesi oluşturur.

Cinsel ilişkide klitorisin işlevleri ve orgazmdaki rolü

Sigmund Freud “vajinal yoldan” yani cinsel ilişkiyle orgazm olamayan kadınların infantil (“çocuksu”) olduklarını ima etmiştir. Yani Freud’a göre yetişkin kadın “vajinal orgazm” olamıyorsa, bunun nedeni o kadının çocukluğun belli bir gelişim döneminde “takılmış” olmasıdır.

Bu teori günümüzde ve özellikle de Masters ve Johnson’un 60′lı yıllarda cinsellik alanındaki kapsamlı çalışmalarında ortaya çıkan bilgilerle geçerliliğini yitirmiştir.

Cinsel ilişkide kadında orgazm, penisin direkt klitorise ritmik olarak temas etmesi, erkeğin pubis kemiğinin klitorise ritmik olarak temas etmesi ve yine penisin hareketleriyle ritmik olarak hareket eden iç dudakların klitorisi uyarmasıyla oluşur. Hiç bir klitoris uyarısı olmadan “saf vajinal orgazm” oluşması mümkün olmakla beraber olağan değildir.

Kadın penisi: Klitoris

Klitorisin kadında penisin tam karşılığı olduğu ve erkekte orgazm olma mekanizmasının penis başının direkt veya dolaylı yoldan uyarısı olduğu gerçeğini göz önünde bulundurursak yukarıdaki bilgi daha anlaşılır hale gelir. Erkekte penis başı uyarısı olmadan orgazm ne kadar mümkünse, kadında da klitoris uyarısı olmadan yalnızca vajina uyarısıyla orgazm oluşması da ancak o kadar mümkündür.

“Vajinal orgazmın” çoğu kadın için yalızca belli ilişki pozisyonlarında gerçekleşmesi ve bazı pozisyonlarda kadının “uyarılmadığını” ifade etmesi o pozisyonda klitorisin mekanik olarak daha az uyarılmasıyla ilgilidir.

Klitoris ile penis eşdeğer olmalarına karşın aralarında önemli bir fark daha bulunur: Penis serbest bir yapı olmasına karşın klitoris etraf dokulara sıkı sıkıya tutunan hareketsiz bir yapıdır. Bu bir dezavantaj gibi görünmesine karşın, ilişkide penisin ritmik hareketlerine bağlı olarak iç dudakların pasif olarak hareket etmesi, etraf dokuya sıkıca tutunmuş olan klitorisin bu hareketlerle daha yoğun olarak uyarılmasına önemli katkılarda bulunur.

Kadın sünneti

Klitoris binlerce yıldır insanoğlunun ilgisini çekmiş ve bazı din, töre ve geleneklerin ve çeşitli inanışların hedefi olmuştur ve halen hedef olmaya devam etmektedir. Buna bağlı olarak bazı ilkel ve gelişmiş toplumlarda halen klitoris “kadın sünneti” adı altında çeşitli cerrahi müdahalelere tabi tutulmaktadır. Bu müdahaleler kadının cinsel yaşamını derinden etkilemektedir.

Bu cerrahi müdahalelerden en vahşi olanı klitorisin tümüyle çıkarılması ve dış dudakların birbirine dikilmesinden ibaret olanıdır. Firavun veya Peygamber Sünneti adı verilen bu müdahale sonunda kadın genital bölgesinde yalnızca adet kanaması ve idrar çıkışı için ufak bir delik kalır.

Yukarıda bahsedilen “kadın sünnetinin” daha hafif şekilleri de mevcuttur ve bazı toplumlarda halen yaygın olarak uygulanmaktadır. Bu müdahalelerde de klitorisin ya baş kısmı tümüyle veya kısmen kesilip atılmakta, veya baş kısmının çevresini saran “sünnet derisi” (bu yapı kadınlarda iç dudaklara karşılık gelir) kesilir.

Klitorise uygulanan cerrahi girişimler

Klitoris cerrahisi hormonal nedenlere bağlı olarak büyümüş olan klitorisin (erkeklik hormonunun aşırı salgılanmasıyla seyreden bazı doğumsal hastalıklarda klitoris adeta bir erişkin penisi büyüklüğüne ulaşabilir!) kısmen kesilerek ufaltılması şeklinde uygulanan bir müdahaledir.

Orgazm olamama şikayeti nedeniyle başvuran kadınlarda bazı doktorlar klitorisi dışarıdan saran derinin kısaltılması yani “klitorisin soyulması” şeklinde bir operasyon önermektedirler. Burada amaç klitorisin cinsel ilişki esnasında penisle direkt temasının sağlanmaya çalışılmasıdır. Orgazm oluşumunda klitoris üzerindeki derinin ilişki esnasında klitorisi direkt uyarmasının önemi göz önüne alındığında bu operasyonun yalnızca çok dikkatli bir değerlendirme sonrasında yapılması gerektiği anlaşılabilir.

Klitoris takıları

Günümüzün modası olan ve buruna, göbek deliğine ve diğer bölgelere süs amacıyla takılan takıların klitorise takılmasına gelişmiş ülkelerde rastlanabilmektedir.

Kadın dış genital bölgesinin genel yapısı

Çoğu kadın ve çoğu erkek, kadınların dış genital bölgelerinin yalnızca vajinadan ibaret olduğunu sanırlar. Gerçekte kadın dış genital bölgesinde iki ayrı anatomik yapı daha vardır: vulva ve klitoris
Vulvanın yapısı

Kadının dışarıdan bakıldığında görülen genital bölgelerinin tümüne topluca vulva adı verilir. Vulva, kadın dış genital bölgelerine karşıdan bakıldığında üstte mons pubis, (“Venüs tepesi”; Venüs=aşk tanrısı), altta anüs ve yanlarda dış dudaklar tarafından sınırlanan bölgedir.

Mons pubis, leğen kemiklerinin önde birleştiği bölgenin üzerinde bulunan yağ dokusu, cilt ve genital kıllardan oluşan kısımdır.

Dış dudaklar sağlı sollu olarak mons pubisten anüse doğru uzanırlar. İdrar deliği ve vajina girişinin etrafını sararlar ve bu yapılar da kıllarla kaplıdırlar.

İç dudaklar ise sağlı sollu dış dudakların iç kısımlarında yer alan, klitorisin üst kısmından vajina girişinin altına uzanan kıvrımlı yapılardır.

Bazı kadınlarda dış dudaklar iç dudaklardan daha büyük yapıda olup “dışarı taşabilirler”.

Klitorisin yapısı

Klitoris hemen mons pubis altında yer alan bir yapıdır. Bu yapı üstte ve yanlarda iç dudaklarla çevrilidir ve hemen alt kısmında idrar deliği, idrar deliğinin altında ise vajina girişi bulunur.

Klitoris dıştan görünen bir baş (glans), ve vulvanın içine tümüyle gömülü şekilde yanlara doğru uzanan iki kolu olan gövde kısmından oluşur.

İç dudaklar parmaklarla hafifçe geriye ittirildiğinde klitorisin dıştan görünen kısmı daha bariz hale gelir.

Gövde kısmı dışarıdan görülmediğinden çoğu kişi klitorisi yalnızca düğme şeklinde basit bir yapı sanır. Ancak klitoris glans ve yanlara uzanan kollarıyla adeta bir “ters V” şeklinde bir yapıdır.

Klitorisin gövdesinde yer alan kollar içerisinde aynen penisteki gibi cinsel uyarılma esnasında içleri kanla dolarak sertleşen süngerimsi yapılar vardır.

Klitoris embriyolojik olarak penisle aynı kökene sahiptir ve bu anlamda penisin kadındaki tam karşılığı olarak kabul edilebilir. Lakin klitorisin peniste olduğu gibi ejakulasyon (“boşalma”) ve idrar yapma ile ilgisi yoktur.

Klitoris damar ve sinirlerden oldukça zengin bir yapıdır. Ortalama büyüklükte bir klitoriste yaklaşık 8000 sinir lifi bulunur. Bu lif yoğunluğu peniste bulunanın yaklaşık iki katıdır ve vücudun başka hiçbir bölgesinde bu kadar yoğun sinir lifi yoktur.

Klitoris büyüklüğü kadından kadına çok önemli değişiklikler gösterebilir. Baş ve gövde toplam uzunluğu ortalama 3 santimetre olmakla beraber 7 santimetreye kadar varan uzunlukta olabilir. Klitorisin baş kısmının büyüklüğü de oldukça değişkendir ve 3-8 milimetre arasında olabilir. Klitoris büyüklüğü ile orgazmın nitelikleri arasında herhangi bir ilişki saptanabilmiş değildir.

Klitorisin büyüklüğü kan testosteron (“erkeklik hormonu”) seviyeleriyle ilişkilidir. Östrojen seviyesiyle klitoris büyüklüğü arasında bir ilgi olmaması nedeniyle menopoz sonrası kan östrojen seviyeleri düştüğünde genital bölgenin diğer kısımlarında atrofi (gerileme) olurken bu yapının büyüklüğü değişmez. Gebelik döneminde klitoris mekanik ve damarsal değişikliklere bağlı olarak kalıcı bir büyüme gösterebilir.

Klitoris uyarıldığında hem baş hem de gövde içi kan dolarak sertleşen bir yapıdır. Bu, erkekteki ereksiyonun (sertleşmenin) tam karşılığıdır. Tam uyarılmış bir klitorisin baş kısmı iki katı kadar büyüyebilir. Büyüyen baş kısmı dışarıdan daha bariz görülebilir hale gelir.

Klitorisin bilinen en önemli işlevi kadının orgazm olmasını sağlamaktır. Gebe kalabilmeyle, idrar yapma işleviyle, adet kanamasıyla bilinen hiçbir ilgisi yoktur. Klitorisin tam olarak kanıtlanmamış diğer bir işlevi de cinsel ilişkide sertleştiğinde idrar deliğini kapatmak ve bakterilerin mesaneye girişini engellemektir. Muhtemelen kolların şişerek sertleşmesi de vajina kanalının nispeten gerilmesini sağlayarak penisin girmesini kolaylaştırır.

Vajinal orgazmda da klitoris etkili

Kadında orgazm çok uzun zamandan beri klasik olarak vajinal orgazm ve klitoral orgazm olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu tanımlamada klitoral orgazmdan kasıt klitoris uyarısıyla oluşan orgazm (örnek: mastürbasyon), vajinal orgazm ise direkt vajina uyarısıyla (örnek: cinsel ilişki) oluşan orgazmdır.

Gerçekte, cinsel ilişkide oluşan “vajinal orgazm” kadınların büyük çoğunluğunda yine klitorisin uyarılmasıyla oluşur.

Keyifli seks mümkün!

Hem Konuş Hem Seviş Oynaş Hem Sex Yap Cinsel Konuşma

Kategori: Genel — Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , — admin @ 15:04

Cinsellik öncesinde ve ve sevişirken eşler birbirleriyle konuştuklarında birbirlerinin ne istediğini daha iyi anlarlar. Bu da eşler arasındaki ilişkinin kalitesini yükselterek eşlerin daha çok zevk almasını sağlar. Eşlerden bir tanesinin cinsellik için kendini hazır hissetmediğini ilişki öncesi söylemesi en doğrusu olacaktır. Aksi halde istemsiz gerçekleşen ilişki problem yaratacaktır. Hissettiklerinizi anlatın:Cinsel ilişki esnasında eşlerin duydukları hazzı birbirlerine söylemeleri cinsel uyumu sağlar. İlişkide eşinin ne zaman neresine dokunmasını istediğini söylemesi hem çiftleri daha çok motive edecek hem de aldıkları zevki arttıracaktır. Bazı çiftler de argo kelimeler kullanmaktan ve ya duymaktan hoşlanır. Eğer eşlerden her ikisi de bu durumdan hoşlanıyorlarsa sorun yoktur. Bazen konuşmak çiftler arasında yanlış anlaşılmalara sebep olsa da faydasının daha çok olduğu doğrudur. Eşler birbirlerini tanıdıkça kelime seçiminde daha rahat olacak ve ilişkileri daha sağlıklı bir hal alacaktır. Fakat bunun için eşler arasında konuşarak iletişim kurmak şart. Eşlerden biri eğer konuşmak istemiyorsa eş bunun için zorlanmamalıdır.

Doğru kelimeleri seçin

Her kelime kültürden kültüre farklı anlamlar taşıyabilir. Bir erkek için çok normal olan bir kelime kapalı bir toplumda yetişmiş bir kadın için çok kırıcı olabilir. Eşler bu konuda çok dikkatli olmalıdır. Cinsellik esnasında sağlanan yakınlık, açıklık eşlerin birbirlerine olan güvenini arttırır. Cinsel hayat dışındaki ilişkileri de bu sayede kuvvetlenir.

Tahrik Etmenin Şehvet lendirmenin Azdırmanın Yolları

Şehvet… Cinsel aktivite… Ateş… Bunlar sizin anahtar sözcükleriniz mi? Son dönemde yaşadığınız bazı sorunlar, yatak odasında kötü tecrübelere neden olabilir. Bunları fazla büyütmeyin ve panik yapmayın. Zaten kadınlar arasında her zaman, her fırsatta, her yerde seks yapmak isteyenler azınlıktadır. Çoğu kadın için cinsel arzuların yükselip alçalması normal bir durumdur. “Cinsel arzularınız hormon seviyenizden etkilenen bir dalga gibidir, aydan aya hatta günden güne değişir. Tabii ki haftada 7 gün, her an seks yapan bir seks bağımlısı olamayız” diyor. “Hayatınızın Bütününde Nasıl İyi Seks Yaparsınız?” adlı kitabın yazan Val Sampson.Kendinizi hazır hissetmediğiniz zamanlarda seks yapmaktan kaçınmalısınız, böylece hayal kırıklığına uğramanız da söz konusu olmayacaktır. Bu dönemlerden kurtulmanız için tavsiyelerimize kulak verin. Kendinizi yenileyin ve arzunun sınırlannı zorlamaya hazırlanın.

Düşüncelerinizi sekse odaklayın

İnsanlar seks için zamanlarının olmadığını söylediklerinde, bunun nedeni işyerlerindeki stres ya da tutkularına öncelik tanımamaları olabilir. Stres, arzularınızı dizginleyen en büyük faktörlerden biridir. Sampson, kadınların cinsel anlamda karşılık verebilmeleri için bedensel ve ruhsal olarak kendilerini iyi hissetmeleri gerektiğini söylüyor.

Çözüm:

Cinsel mutluluğu yakalamanın düşünsel bir boyuttan geçtiğini düşünüyorsanız, bedeninizi seks için hazırlayın ve gerçekten seks yapmayı istediğiniz zamanlan keşfedin. “Seks Yaşamınıza Yeniden Enerji Katın” adlı kitabın yazan Elisabeth Wilson, “Eskiden cinsellik uzmanları seks için partnerin arzu edilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorlardı. Oysaki son dönemlerde yapılan araştırmaların sonuçlarına göre seks için sadece arzulamak yeterli bir neden değil. Kafanızda seks olmasa bile, partnerinizin sizi öpmesi, size dokunması bedeninizi harekete geçiriyor ve kafanızda seks düşüncesinin oluşmasına yardımcı oluyor. Bedeniniz bu hareketlere tepki gösteriyor. Partnerinizin size birkaç dakika arzu arttıran hareketlerle karşılık vermesi, seks yaşamınızın canlanması için ilk adım olabilir” diyor Wilson.

Yatak odanızda size işyerinizdeki sorunları hatırlatabiletecek her şeyden kendinizi uzak tutun ve duygusal olarak kendinizi iyi hissettiğiniz cinsel birleşmeler yaşamaya başlayın. Bedenimizle beynimiz arasındaki dengeyi kurmak çok önemlidir. Partnerinizle karşılıklı oturun ve ellerinizi birbirinizin karnına koyun. Birkaç dakika yavaşça nefes alın. Bir süre sonra partnerinizle aynı anda nefes alıp verdiğinizi göreceksiniz. Bu hareketler yalnızca sizi dinlendirmeyecektir, aynı zamanda partnerinize yakınlaştıracak ve cinsel isteğinizi de arttıracaktır. Partnerinize dokunarak ya da biraz sataşarak duygularınızı harekete geçirebilirsiniz. Kadınların teni erkeklerinkine göre 10 kat daha hassastır. Partnerinizin ilk olarak klitorisinize dokunmasını istememelisiniz. Sekse küçük hareketlerle başlamalısınız. İlk olarak bedeninizde küçük dalgalanmalar oluşmalı, bunları büyük dalgalanmalar takip etmeli. Kendinizi sekse hazır hissettiğinizde sizi strese sokacak pozisyonları denemekten kaçınmalısınız. Daha önce denediğiniz ve zevk aldığınız bir pozisyonu denemelisiniz.

Sadece yatak odasına bağlı kalmayın

Cinsel yaşamınızda bir farklılık olmadığını hissedebilirsiniz. Bu, uzun süre aynı şarkıyı dinlemek gibidir. Birine aşık olduğunuzda, onu her görüşünüzde beyniniz uyarılmanıza neden olan dopamin sıvısını üretir. Bir süre sonra aynı erkeği görmeye ya da aynı hareketlerle karşılaşmaya alıştığınız için beyin daha az dopamin üretmeye başlar. Bu nedenle daha az heyecanlanırsınız. Aşk hayatınıza yeniden eski heyecanını kazandırmalısınız ve sevgilinizin bedeninde kimyasal dalgalanmalar oluşturmalısınız.

Çözüm:

Kumsalda sevişmeye ihtiyacınız yok, arabanızda ya da kiralayacağınız üstü açık bir arabada da ateşli dakikalar yaşayabilirsiniz. Basit ve genel seks hareketleriyle başlayın. Sevgiliniz farklı şeyler hissedecektir. Yatak odanızda yaptığınız her hareketi tekrarlayın. Bütün detaylan düşünmeye çalışın. Detaylan düşünmeniz, beyninizin partnerinizi daha çok arzulamasını kolaylaştıracaktır. Sonra hiç beklemediği bir anda partnerinizin üzerine atlayın. 15 dakika gibi bir süre içinde, zevkin doruklarına çıkacaktır. Bunu denemenin riskli yanı, çevredekiler tarafından yakalanma ihtimalinizdir. Bu risk daha çok zevk almanızı sağlar. Mutfakta da değişik deneyimler yaşayabilirsiniz. Mutfak tezgahının üzerine eğilin ve partnerinizi altınıza alın. Bu açı G noktanızı mükemmel şekilde uyaracaktır.

Fonda hissetmeye çalışın

Hafta sonlarınızı bir koltuğun üzerinde tembellik ederek geçiriyorsanız, bu libidonuzu etkileyecektir. Birini arzu etmenin anahtarı öncelikle arzu edilen biri olmaktan geçer. Kendinizi mutlu hissetmiyorsanız, kendinize olan saygınızı da yitirirsiniz ve şehvetli dakikalar geçirmek için gereken enerjiyi bulamazsınız. Koltuğa bağımlı şekilde yaşamanız kan akışının vücudunuzda yavaşladığı anlamına gelir. Bu durumda yetersiz olan kan dolaşımınızı harekete geçirmelisiniz. Yeniden cinsel yaşamınızın canlanması için, step ya da yüzme gibi sporları deneyebilirsiniz. Bu sporlar kan dolaşımınızı hızlandıracak, dolayısıyla partnerinizi tekrar arzulamaya başlayacaksınız.

Çözüm:

Kelebek hareketiyle başlayın. Seks yapmadan önce, pelvis kaslarınızı iyice sıkın ve içinizden 10′a kadar sayın. Sonra kaslarınızı kelebekler gibi özgür bırakıp, rahatlayın. Germe ve rahatlama hareketlerini tekrarlayın. Yaptığınız hareketler kasıklarınızdaki ateşli noktalara daha çok kan pompalanmasını sağlar. Bu, kadınların ereksiyon olmasına eşdeğerde bir zevktir. Hala farklı şeyler hissetmiyor musunuz? İşte bilimsel bir ipucu: Vücut ısınızı yükseltmek de işe yarayabilir. Bunun için sıcak suyla duş almanız yeterli (sadece sıcak, kaynar suyla değil!) ya da sıcak su torbasını bacaklarınızın arasına yerleştirerek bir süre bekleyebilirsiniz. Partneriniz onu çok arzuladığınız için bu kadar ateşli olduğunuzu bile düşünebilir. Kan dolaşımınızı hızlandıracak şekilde bir pozisyon seçerseniz, partneriniz ve sizin için her şey daha zevkli hale gelebilir. Unutmayın, bedenlerinizin birbirine değmesi de vücut sıcaklığınızı arttıracaktır.

Alkolün arkasına saklanmayın

Sevgilinizle dışarı çıktığınızda içtiğiniz birkaç bardak bira fazla geliyor olabilir. Biranın etkisiyle kendinize çok fazla güveniyor ve çok ateşli bir kadın haline geliyor olabilirsiniz. Alkol bedeninizi uyuşturma özelliğine sahip olduğundan libidonuzu düşürecektir. Seks sırasında zevk almanızı sağlayan hassas noktalarınız uyuşmuş olduğundan daha az zevk alırsınız. Ama alkol kullanmaktan hoşlanıyorsanız, vücudunuzda meydana gelen tüm değişimleri bir avantaja çevirmeyi de öğrenmelisiniz. Bu biraz zamanınızı alsa da uğraşmaya değer.

Çözüm:

Çoğu kadının cinsel anlamda uyarılması için 20 dakika gibi bir süre geçmeli. Zevk alabilmeniz için ön sevişme süresini mümkün olduğunca uzun tutmalısınız. Partneriniz öns evişmeyi bitirecek gibi görünüyorsa, ona bundan gerçekten hoşlandığınızı ve biraz daha uzatması gerektiğini söylemelisiniz. Sevişme sırasında kendinizi rahat hissetmeniz çok önemli. Klitorisinizin uyarılması için en iyi pozisyonu seçin.

Alkol alırken neden içtiğiniz hakkında düşünün. Sevgilinizle özgürce sevişebilmek, daha cesur olmak ya da öfkenizi örtmek için içiyorsanız, alkolden vazgeçmelisiniz. Sevişirken utangaçlığınızı bir tarafa bırakamıyorsanız, sevgilinizi arkanıza alarak kaşık pozisyonunu deneyin.

Düşüncelerinizi okumasını beklemeyin

Kendinize şu soruyu sorun: Yatakta ne yapmaktan istiyorum? “Bilmiyorum” gibi şeyler mırıldanıyorsanız, partneriniz sizin ne istediğinizi nasıl bilebilir? Nelerden hoşlandığınız hakkında ipucu vermezseniz, partneriniz de ne yapacağını bilemez. Wilson, kadınların az zevk almalarının nedenini, sekste zevk aldıkları şeylerle ilgili düşüncelere sahip olmamalarına bağlıyor. Partnerinizi ne kadar çok hayal ederseniz, size zevk verecek hassas noktalarınız bundan o kadar çok etkilenecektir. Onun yanındayken yataktan hiç ayrılmak istemeyeceksiniz” diyor Wilson.

Çözüm:

İyi bir seks için sadece üç şeye ihtiyacınız var: el, dil ve “Bundan hoşlanıyor muyum?” sorusu.. Yalnız olduğunuzda en çok zevk aldığınız ve sizin için özel olan 10 şeyi belirleyin. Hangi bölgelerinize dokunulmasından hoşlandığınızı tespit edin. Partnerinizin sizi öpmesinden hoşlanıyorsanız, bunun hangi bölgelerinizde daha etkili olduğunu anlamaya çalışın. Sizi ıslak bir şekilde öpmesinden mi, yoksa hafifçe ısırarak öpmesinden mi hoşlanıyorsunuz, karar verin. Şimdi bedeninizi tanımanın tam zamanı, belki de çok şaşıracağınız sonuçlarla karşılaşacaksınız. İkiniz için de zevk çığlıkları atmak için bu iyi bir fırsat olabilir.

Eski Yazılar »

WordPress'in desteğiyle.

sohbet